Analiz:

Fotoğrafınızı gönderin. En uygun saç ekim şeklinizi belirleyelim.

Online Saç Analizi

Estetistanbul Blog

Saç dökülmesinde beslenmenin önemi

Beslenme ile bir çok hastalık arasında ilişki olduğu artık biliniyor. Ancak konu saç olunca dökülme ile beslenmenin bir ilişkisi olacağı hemen hemen hiç kimsenin aklına gelmiyor. Oysa durum hiç de sandığımız gibi değil. Merak edilen bu konuyu Saç Ekimi Dr. Hamid AYDIN sizin için yazdı:

Bir insanın ömrü boyunca ortalama olarak 60 ton yemek yediği kabul edilir. Gıdaya insanın yakıtı olarak bakacak olursak yakıtın sağlıklı olmaması durumunda vücuttaki doku, organ ve sistemlerin sağlıklı çalışmasını beklemek hatalı olur. Saç dokumuz vücudumuzdaki en küçük değişimden etkilenecek şekilde dizayn edilmiştir. En küçük diyerek hücreyi kastediyorum. Hücresel düzeyde olan vücuttaki bütün değişiklikler saçımızın tek bir teli için de geçerlidir çünkü saç köklerimiz de hücrelerden ibarettir. Hücreler derken tek bir hücre tipinden bahsetmediğimizin bilinmesi lazım. Her bir saç teli bir ünitenin parçalarından sadece biridir. Bu üniteler saç teli ile birlikte bağ dokusu, yağ bezleri, ter bezleri, sinirler, atar damar ve toplar damarlar içerirler. Bu sebeple saç ve saçlı deri bütün bu sistemlerin hücrelerini bünyesinde barındırır. Bu hücrelere olumsuz yönde etki edecek olan her hangi bir faktör doğal olarak saç ve saçlı deriye de etki edecektir. Ağzımızda başlayan gıdaların sindirimi ile ilgili süreçte de meydana gelebilecek olumsuzluklar bu sebeple saçlarımızı da er ya da geç etkileyecektir.

Saç dostu beslenme burada devreye girmektedir. Bu beslenmeye ne kadar erken başlanırsa saça yararlı olma olasılığı da o derece artar. Bu beslenmenin temelinde yiyeceklerin seçimi yatmaktadır. Bu seçimi yaparken dikkat edilecek hususları maddeler halinde sıraladım.

Protein kaynağı olarak sebzeleri tercih edin. Burada hayvansal gıdaların tamamen terki ile ilgili bir öneride bulunduğum düşünülmesin ancak toplam gıdanın yüzde 20'sinden daha azı hayvansal gıdalardan temin edilmelidir.

Paketli gıdalardan mümkün olduğunca uzak durun.

Basit şeker içeren unlu mamüllerden, beyaz ekmek, kurabiye, poğaça gibi yiyeceklerden uzak durun.

Balık dahil bir çok hayvan eti yararlı mikrobesinler açısından fakir, toksik yük açısından oldukça zengindir. Bu sebeple et tüketimini asgariye indirin

Süt ve süt ürünlerinin (peynir, yoğurt, kefir, ayran) sofranızda işgal ettiği alanı sınırlayın.

Her türlü mevsim sebzesini kızartmamak kaydıyla tüketebilirsiniz.

Kuru baklagilleri (eğer SIBO gibi hastalığınız yoksa) bol bol tüketebilirsiniz.

Mevsimine uygun ve yerel olanları tercih edilmek kaydıyla her türlü meyveyi kararında tüketebilirsiniz.

Yararlı yağlara (başta zeytinyağı olmak üzere, hindistan cevizi yağı, avokado yağı vs.) yakın, zararlı olanlara (ayçiçek, pamuk, palm yağı vs.) mesafeli durun.

Sağlıklı kuruyemişleri bol bol tüketin. Özellikle kabak çekirdeği içi, badem, ceviz, fındık karışımından günde yarım ile bir avuç kadar tüketin.

Sağlıklı baharatları (tarçın, karanfil, kara biber, nane, kekik, zerdeçal, zencefil, sumak…) her gün düzenli olarak tüketin.

Buğday yerine kara buğday, yulaf, mercimek, nohut unu tüketmeyi tercih edin.

Burada hastalarıma önerdiğim bir özel hususu da belirtmem gerekiyor. Bütün bu öneriler bir kez uygulanarak netice alınabilecek öneriler değiller. Her şeyde olduğu gibi beslenme ile saçlara faydalı olabilmek bu disiplinin uzun süreler devam ettirilmesi ile mümkün. Bu yüzden bu alışkanlıkları devam ettirmek şartıyla edinmek gerekiyor. İki ay gibi bir süre bu disipline harfi harfiyen uyduktan sonra zaten kişi bunu kısmen hayatının bir parçası haline getirmiş olur. Gerisi sizin azminize, aileden göreceğiniz desteğe ve sorularınızı soracağınız, profesyonel destek alacağınız bir doktorunuz olmasına kalır.