+90 212 2 800 800       +90 506 776 93 33
 

Kök Hücreler Nasıl Elde Edilir ve Hangi Hastalıklarda kullanılır?

Kök hücreler vücudumuzun ana hücreleridir. Embryonik, Fetal ve Erişkin kök hücreler olmak üzere 3 ana başlık altında toplanırlar. Embryonik ve Fetal kök hücrelerin pratikte kullanımı neredeyse yoktur. Bu sebeple bu yazıda kök hücre derken kastımızın erişkin kök hücreleri oldugunu baştan belirtmiş olalım.

Kök hücreler her türlü hücreye dönüşebililen kaynak hücrelerdir. Yani karaciger, böbrek, yag,kas,sinir, damarlar…. vs akla gelebilecek bütün hücreler kök hücrelerin dönüşümü ile oluşurlar. Vücudumuzun bütün doku ve organları bu kök hücrelerden oluşurlar. Bu bir çeşit “farklılaşarak dönüşme” dir. Bu hücreler sınırsız bir şekilde çogalabilir ve her türlü doku veya organa dönüşebilirler. Vücudumuzun bir bölgesinde oluşan hasarın onarılması için bu hücrelere ihtiyaç vardır. Kök hücreler hasarlı bölgedeki onarımdan birebir sorumludurlar. Bunun için ilgili doku ve organın hücresine dönüşür ve hasarlı bölgeyi onarmış olurlar.  Bir önemli özellikleri kendilerini yenileme kabiliyetleridir.

Erişkin kök hücre sınıfına giren en verimli kök hücre kaynagı olarak kabul edilen yerler şunlardır;

  • Kemik iligi
  • Göbek kordon kanı
  • Süt dişleri
  • Yag hücreleri


Kemik iligi; bilinen en eski kök hücre kaynagıdır. Uzun yıllar kök hücre ile ilgili tek verimli kaynagın kemik iligi oldugu zannediliyordu. Bunun için de çogunlukla kullanılan kemik kalça kemigi idi. Bu büyük kemigin krista iliaca isimli bölgesi kök hücre açısından son derece verimlidir. Bu bölgeden mezenşimal, endoteliyal ve hematopoetik kök hücreler ayrıştılılıp çogaltılabilir. Hepsinin kullanım alanı başka olacagından ötürü hem mezenşimal hem endoteliyal hem de hematopoetik kök hücreleri barındıran kemik iligi son derece önemli bir kaynaktır. Örnegin mezenşimal kök hücreler estetik alanında kullanım imkanı açması açısından son derece popülerleşmiştir. Çünkü mezenşimal kök hücrelerden fibroblastlar oluşur. Tabi ki mezenşimal kök hücrelerin tek oluşturdugu hücre grubu fibroblastlar degildir. Yine kas, kemik ve yag hücreleri de mezenşimal kök hücrelerden oluşurlar. Demek ki yag, kas, kemik, destek dokusundan zengin bir yerin tamiri için kullanılacak kök hücrelerin mezenşimal kök hücrelerden zengin bir kaynaktan elde edilmesi gerekir. Endoteliyal kök hücrelerinden arter ve venler, hematopoetik kök hücrelerden de kan hücreleri oluşurlar. Her ne kadar kök hücrelerin birbirine dönüşme özelliginden bahseden araştırmalar mevcut ise de henüz bu çalışmalar mutlak tıbbi verilere dönüşmemişlerdir. Ancak kemik iliginden kök hücre elde edilmesi kolay bir işlem degildir. Bu sebeple son yıllarda araştırmacılar kök hücre açısından zengin ancak alım açısından kolay olan kaynaklara yönelmişlerdir.

Göbek kordon kanı; nispeten kemik iligine göre daha kolay bir kaynaktır. Göbek kordon kanına erişim kolaydır, elde edilmesi pratik ve saklanma koşulları zorlayıcı degildir. Bu sebeplerle kemik iligine göre son derece pratik bir kaynak olarak kabul edilir.

Süt dişleri ve erişkinlerde bulunan 20 yaş dişleri; erişim açısından çok kolay kaynaklardır. Çocukluk dönemi süt dişleri kök hücre açısından son derece zengin olup en verimli olanları üst ve alt kesici dişlerdir.

Yag hücreleri; elde edilmesi en kolay ve saklanması gerekmiyen en önemli kök hücre kaynaklarıdır. Bunun için her hangi bir zaman diliminde alınan yag dokusu kullanılabilir.

Son yıllarda bag dokusundan da kök hücre elde edilmekte ve laboratuvarlarda çogaltılabilmektedir. İlerleyen dönemlerde kök hücre kaynagı olarak kanın kullanımının yeterli olabilecegine ilişkin yüz güldürücü yayınlar mevcuttur.
Kök hücre tedavisinden kasıt vücudun ihtiyaç duydugu ancak yapamadıgı kayıp ve onarımları yapabilmektir. Gerçek hedef hastanın kendi kök hücrelerini kullanarak doku ve organ üretebilmek, böylece doku ve organ kayıp ve hasarlarını karşılamak ve herhangi bir reaksiyonla karşılaşmamaktır. Bu sayede hastanın kendi hücreleri kullanılarak doku ve organ nakline duyulan ihtiyacın ortadan kalkması hedeflenmektedir. Ancak kök hücrenin bütün kullanım alanı organ ve doku kayıpları degildir. Üstelik bu seçenekler henüz çalışma ve araştırma aşamasında olan hedeflerdir. Özellikle estetik amaçlı talepler son yıllarda belirgin bir şekilde artmıştır. Saç dökülmesi, yanıklar, yara izleri, elastikiyetini kaybetmiş yüz bölgesi, sarkmalar, seviye farklılıkları, çatlaklar, kırışıklıklar kök hücreden çok ümitvar şikayetlerdir. Kök hücre sayesinde yapılan işlem yine bu bölgelerde bir onarım mekanizmasını devreye sokmaktır.

Hastanın kendi bag dokusu kullanılarak (çogunlukla kulak arkasındaki yakın saçlı deri) alınan biyopsilerden elde edilen fibroblastlar laboratuvar ortamında çogaltılarak kök hücreden zengin materyal elde edilir. Bu materyal belli aralıklarla ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edilir. Fibroblastların tetikledigi kollagen artışı beraberinde dokunun kendini onarmasını getirir. Bu sayede altta oluşan saglıklı doku yavaş yavaş yüzeye çıkarak eski dokunun yerini alır. Daha taze olan bu yeni doku zamana veya başka faktörlere baglı meydana gelmiş olan pürüzleri de ortadan kaldırmış olur. Bu sayede yanık, yara izleri, çatlak, kırışık, sarkmış ciltler yerini büyük ölçüdü saglıklı ve elastik bir cilde bırakmış olurlar.
Tabi ki kök hücre tedavisi sadece kulak arkasından alınan biyopsi materyali ile yapılmak zorunda degildir. Özellikle yüz gençleştirme ve saç dökülmesi tedavisinde kullanılan PRP de bir kök hücre tedavi yöntemidir. Kan; yag ve bag dokusuna göre kök hücre açısından daha fakirdir. Ancak pratik kullanım ve sık seanslarla bunu telafi etme şansı vardır. Özellikle saç dökülmesinin tedavisinde kullanılan PRP ile alınan sonuçlar heyecan vericidir. İlk etapla haftada bir kez yapılan PRP tedavileri 4 kez tekrarlanmalıdır. Ardından koruma amacıyla 3 ayda 1 kez yapılan PRP ler saç dökülmesini engellemede büyük ölçüde yeterli olacaktır.

Özetle; kök hücre tedavisi henüz başlangıç aşamasında olmasına karşın saç dökülmesinden tutun karaciger nakline kadar uzanan bir bantta yer alan bir çok hastalıgın giderilmesinde yarar görülecegi düşünülen son yılların en önemli tıbbi tedavi seçeneklerinden biridir.


Size daha detaylı bilgi verebilmemiz için lütfen bizimle iletişime geçiniz:
Telefon: +90 212 2 800 800
Mobil: +90 532 238 19 19
Online Randevu İçin Tıklayınız