+90 212 2 800 800       +90 506 776 93 33
 

Erkek Tipi Saç Dökülmesi

Saçlarımız anagen, katagen ve telogen adı verilen üç evreden birinde bulunmaktadırlar. Saçların büyük bir kısmı yani yaklaşık %84 ü anagen evrededir. Bu evre büyüme evresidir ve ortalama 2-6 yıl kadar sürer. Diğer evreler nisbeten daha kısa (2-5 hafta) sürmektedirler.
 
Saçlar bu evrelerin bir birini takibi esasına göre dökülür ve tekrar yeniden çıkarlar. Katagen evrede olan kıl oranı %2, telogen evrede olan kıl oranı ise %14 tür. Kılların uzama süreleri vücudun değişik yerlerinde belirgin şekilde birbirinden farklıdır. En hızlı büyüme başın saçlı derisinde olan kıllarda ortalama günlük 0.5 mm’dir. Erkeklere oranla da kadınlarda saçlı deri kıllarının uzama hızı daha fazladır. Özellikle protein açısından fakir beslenme saç uzaması üzerinde olumsuz etki gösterir. Vitamin eksiklikleri, genetik faktörler, hormonal bozukluklar, hormonal eksiklik veya fazlalıklar, 5 alfa redüktaz enziminin yetersizliği gibi faktörler saç büyümesini oldukça etkilemektedir. Saçlı deri kıllarının içerdiği su miktarı %20 civarındadır ve az olduğu için sıvı alışkanlığının kılların büyüme ve gelişmesi üzerindeki rolü tartışmalıdır.
 
5 alfa redüktaz ve saçın uzaması, dökülmesi, kırılması arasındaki ilişki uzun yıllar önce tespit edildiği için üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Testesteron 5 alfa redüktaz enzimi sayesinde Dihidrotestesteron (DHT) a dönüşür. DHT daha potenttir. Sekonder seks karakterinden biri olan genital bölge ve koltuk altı kıllarının güçlenmesi testesteron tarafından sağlanır ancak androjenik alopesinin temel göstergesi olan saçlı deride dökülme ve açılmalar da artar. 5 alfa redüktaz enzimi azaldığında ise artan testesteron bu durumu daha da belirgin hale getirecektir. Östrojenin de testesteron gibi saçın gelişimi üzerinde belirgin olarak etkisi vardır ve anajen evrenin başlamasını geciktirmektedir.
 
Saç; içerdiği az miktardaki suyun yanı sıra karbonhidratlar, üre, ürik asit, serbest aminoasitler, fosfolipitler, kolesterol, yağ asitleri ve en önemlisi keratin açısından zengindir. Metyonin ve sistein aminoasitleri ( proteinleri oluşturan yapı taşları ) açısından zengin olan keratin ise suda neredeyse çözünmeyen ender proteinlerden olduğu için saça dayanıklılık vermektedir.
 
Anne karnında oluşan ilk kıl folikülleri ağız çevresindedir. bütün yüzey foliküllerinin gelişimi yaklaşık 22. Haftada tamamlanmıştır. Doğumdan önceki kıl folikülleri lanugo ismiyle anılırlar ve renksiz, ince ve yumuşaktırlar. Doğumdan sonra kılların bir kısmı güçlü pigmentli kıllara dönüşür ( terminal kıllar ), bazısı yine renksiz ve yumuşak ( vellus ) kalırlar, bir kısmı da bu iki tipin arasındadırlar ( intermediate ).
 
Ergenlik öncesinde saçlı deri, kaş ve kirpiklerin dışında hiçbir yerde terminal kıl yoktur, ergenlikle birlikte koltuk altı, genital bölgeler, omuz, sırt, göğüs, kol ve bacaklar kıllanmaya başlar. Kapladığı yüzeye göre en fazla kıl folikülü kafada bulunmaktadır. Bütün kafadaki folikül sayısı bir milyon, saçlı derideki folikül sayısı yüz bin bütün vucuttaki folikül sayısı da yaklaşık olarak beş milyondur. Folikül yoğunluğu yanaklar ve alında mevcut vucudun diğer yerlerinden belirgin olarak daha fazladır.
 
Kıllar da aynen tırnaklar gibi ana maddesi keratin olan sert kıvamlı uzantılarıdır. En iç tabakasında medula adı verilen kısım, onun üstündeki tabaka korteks, en dış tabakada da kutikul isimli gerçek koruyucu kılıf vardır. Normal gözün göremediği bu tabakalar ancak mikroskop altında fark edilir duruma gelirler.
 
Saçın rengini belirleyen hücreler saç tomurcuğu adı verilen canlı dokunun içinde yer alırlar. Saç tomurcuğu da bir çeşit kılıf içinde yer almaktadır ve hücrelerin bölünmesi esasına dayalı saçı büyüten temel ünitedir ve papilla adı verilen ve kan damarları açısından zengin kısmı sarmaktadır. Söz konusu bölümler damarlar tarafından beslendiği için canlıdır ve işte bu canlı üniteye bir bütün halinde ‘folikül’ adı verilir. Bir folikülün canlı kalabilmesi damarlar tarafından beslenmesi, sinir uçları tarafından uyarılması ve kaslar tarafından yönlendirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Canlı doku ile çok ilişki olmamakla birlikte vücudun biriktirdiği teri dışarı atabilmek için de ter bezleri gerekmektedir.
 
Foliküller, üniteler halinde dizilmiştir. Bu üniteler tek bir folikül içerebildiği gibi, ön saç çizgisi ve kulak üstleri çoğunlukla tekli foliküler üniteler içerir , ikili, üçlü, dörtlü hatta nadiren daha fazla folikül içerebilir. Örneğin ense bölgesinin üst tarafı yani iki kulak arasındaki saha çoklu folikül içeren ünitelerin daha yoğun olduğu alanlardır.
 
Erişkin bir insanın saçla kaplı deri yüzeyi yaklaşık 1000 cm2 civarıdır ve her cm2 ye ortalama 100 saç teli düşmektedir. Normal bir erişkinin saçlı derisinde ortalama 100 bin saç teli bulunmaktadır. Bu rakam beyaz ırk içindir ve sarı ırkta bu sayı 140 bin, esmer ırkta ise110 bin civarındadır. 

Aslında tüm vücudumuz ( el ayak tabanları ve dudaklar hariç ) kıllarla kaplıdır fakat çoğunluğu melanin içermediğinden çıplak gözle görülemeyecek denli renksiz ve küçüktürler. Vücudumuzdaki kıl sayısı saçımızdakinin 10 katından daha fazladır. Göğüs, omuzlar, sırt, koltuk altı ve genital bölgeler kılların daha güçlü çıktığı alanlardır


Size daha detaylı bilgi verebilmemiz için lütfen bizimle iletişime geçiniz:
Telefon: +90 212 2 800 800
Mobil: +90 532 238 19 19
Online Randevu İçin Tıklayınız